sarşlmayan yara

Toplumdaki Sarılmayan Yara

Dün gelgitli bir mutluluk zaman diliminden sonra eve gitmek için işten ayrıldım ve bir otobüse bindim.


Otobüsün koltukları sağlı sollu ikişerli olarak dizilmişti. Benim Oturduğum yerin hemen önünde sağ tarafta bir genç kız. Sol taraftada orta yaşlı bir teyze oturuyordu.
Biraz sonra teyze yandaki gence kızım diye seslenerek bişey söyledi. Kızda çok kısa bir şekilde konuşarak hemensırtını döndü.
Teyzenin gözü nemli duruşu heşeyi açıkca ifade ediyordu.
Ve yine otobüsden indikten sonra hafif bir göz seyri yaprak izledim genç kız arkasına teyzeyi katarak gidiyordu.
Maksat kimse annesi olduğunu bilmesin Ama niye ?

Kendimize şu soruları her zaman sormalıyız. Nerden geliyoruz Nereye gidiyoruz Ne olacağız.
Şu kısacık dünya hayatında seni dünyaya getiren ananı tanımayacak ondan utanacak kadarmı vefasızlaştık.

Bu gurur ve kibirin kime?
Öz Anneni tanımamazlık niye?

Kafamda binlerce soru işareti var ama sorulacak en önemlileri bunlar.
Ama her seferinde olduğu gibi bulunacak bir cevap yok.
Anneyi Babayı tanımama onlara itaat etmeme toplumda ki sarılamayan yara haline gelmiştir.
Gelin şu yara daha fazla büyümeden merhemini sürelim.

Vatanın parçası olan nene hatunlar unutuldu
Herkes de Hava , Kibir , Gurur moda oldu
Ahlak , Saygı derimiz 3. dereceden soyuldu

Çekirdekten çınara seni büyüteni unutma
Ana başta tac imiş yanı başından ayırma
Ayağının altında cennet var sakın ona darılma

9,2,2009 Yasin Şen